Posts Tagged ‘OECD Raporu’

Ak Yıllar (!) 2-İşte OECD’nin Türkiye İle İlgili ‘Eğitim’ Raporu

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, OECD’nin 2010 Eğitim Raporu’na göre, OECD ülkelerinde ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısının 21.6 iken, bu sayının Türkiye’de 32 olduğunu bildirdi.

Koncuk, OECD ülkelerinde öğrenci başına yapılan harcamanın ilköğretimde yıllık 6 bin 741 dolar, Türkiye’de ise bin 130 dolar olduğunu belirtti.

2010-2011 eğitim-öğretim yılına ilişkin açıklama yapan Koncuk, bu eğitim-öğretim yılında da “sorunların katlanarak büyüdüğünü” ileri sürdü.

Okulların “KPSS’de yaşanan skandal” ile eğitim-öğretime başlayacağını öne süren Koncuk, konuyla ilgili soruşturma sürerken, Ağustos ayında yapılacak öğretmen atamalarının ertelendiği anımsattı.

“Bu skandal nedeniyle öğretmen adaylarının ve öğrencilerin mağdur olduğunu” savunan Koncuk, “Okullar öğretmen açığı sorunu ile açılacak. Bakanlık bu süreçte, öğretmen açığını gidermek amacıyla ücretli öğretmen alacağını açıkladı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın kadro bekleyen öğretmenleri ücretli olarak istihdam etmesi fırsatçılıktır. MEB’in KPSS’yi bahane ederek, ücretli öğretmenistihdamı yapmayı planlaması vurgundan pay alma çabasıdır” dedi.

Bugün bakanlığın tahsis edilen 70 bin öğretmen kadrosu bulunduğunu belirten Koncuk, “Türk Eğitim-Sen olarak KPSS soruşturmasının en kısa sürede sonuçlanmasını ve bunun ardından KPSS’de yaşanan mağduriyetin giderilmesi için MEB’in 70 bin boş kadroya atama yapmasını istiyoruz” açıklamasında bulundu.

30 bin öğretmen atamasının öğretmen açığını gidermeye yetmeyeceğini savunan Koncuk, “70 bin öğretmen atamasının yapılması, hem KPSS’de mağdur olanöğretmen adaylarını bir nebze olsun rahatlatacak hem de öğretmen açığı sorununaçare olacaktır. MEB, KPSS’yi bahane ederek, ücretli öğretmen çalıştırmamalıdır. KPSS sonuçlarına bağlı olmayan kurumlararası ve açıktan atamalar ise bir an önceyapılarak, öğretmenler ihtiyaç olan bölgelere gönderilmelidir” diye konuştu.

Koncuk, Türkiye’de atanmayı bekleyen 370 bin öğretmen adayı olduğunuifade ederek, öğretmen atamalarının belli bir plan dahilinde, ihtiyaçlara ve beklentilere uygun şekilde yapılması gerektiğini bildirdi.

Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun sözleşmeli öğretmenlere verdiği sözün üzerinden tam 450 gün geçtiğini kaydeden Koncuk, bu süreçte sözleşmeli öğretmenlerin kadroya alınmadığı gibi, sözleşmeli öğretmen alımına da devamedildiğini ileri sürdü.

İsmail Koncuk, “Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, bir an önce sözünütutmalı ve tüm sözleşmeli öğretmenleri herhangi bir şarta bağlı kalmaksızınkadroya geçirmelidir” dedi.

“Derslik sıkıntısı”

Öğretmen açığının yanı sıra derslik açığının da çözümlenemediğini savunanKoncuk, okul öncesi eğitimin Türkiye geneline yaygınlaştırıldığı düşünüldüğünde, tekli eğitime geçilmesi ve çağ nüfusunun tamamının okula gitmesi durumundaöğretmen ve derslik açığının daha da artacağını ileri sürdü.

“OECD Bir Bakışta Eğitim 2010 Raporu”na göre;

OECD ülkelerinde ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısının 21.6, bu rakamın Avusturya’da 19.3, Danimarka’da 19.6, Yunanistan’da 16.8, İtalya’da 18.7 olduğunu bildiren Koncuk, “Türkiye’de ise ilköğretimde derslik başına düşen öğrenci sayısı 32’dir. Bu rakam İstanbul’da 46, Ankara’da 36, Bursa’da 38, Adana’da 39, Van’da 45,Şanlıurfa’da 53’tür” şeklinde konuştu.

Yine bu rapora göre, öğretmen başına düşen öğrenci sayısında OECD ülkeleri ortalamasının ilköğretimde 16.4, ortaöğretimde 13.7 olduğunu belirten Koncuk, Türkiye’de ise öğretmen başına düşen öğrenci sayısının ilköğretimde 22, ortaöğretimde 18 olduğunu kaydetti.Okullaşma oranlarına da değinen Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Koncuk, okul öncesinde okullaşma oranının yüzde 38.55, ilköğretimde yüzde 98.17, ortaöğretimde ise 64.95 olarak belirlendiğini belirtti.

OECD ülkelerinde öğrenci başına yapılan harcamanın okul öncesindeortalama yıllık 5 bin 447 dolar, ilköğretimde 6 bin 741 dolar, ortaöğretimde 8bin 267 dolar, yükseköğretimde 12 bin 709 dolar olduğunu ifade eden Koncuk,”Türkiye’de öğrenci başına düşen harcama miktarı yıllık ilköğretimde bin 130dolar, ortaöğretimde yıllık bin 834 dolar, yükseköğretimde Ar-Ge faaliyetlerihariç 4 bin 648 dolardır” dedi.

Reklamlar

Ak Yıllar (!) 1-OECD’nin raporuna göre Türkiye işsizlik, yoksulluk ve doğurganlıkta dünya lideri oldu

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın genel seçimler elindeki en büyük kozu olarak gösterilen büyüme rakamları OECD’nin raporuna yansımadı. Erdoğan sık sık Türkiye’deki ekonomik büyümeye ve alım gücündeki artışa dikkat çekerken, OECD’nin açıkladığı raporda Türkiye dünyanın en yoksul 3 ülkesi arasına girdi. Gelir dağılımındaki eşitsizlikte ise Şili ve Meksika’nın yanında yer aldı.

“Bir Bakışta Toplum” raporunda OECD’nin sıraladığı en yüksek gelir eşitsizliğine sahip ülkeleri Şili, Meksika ve Türkiye olarak sıralandı. Rapora göre Türkiye, OECD ülkeleri arasında en düşük istihdam oranına sahip ülke konumunda bulunuyor. Kıskanacağımız ülkelerin başında ise Slovenya geliyor.

BEBEKLER ÖLÜYOR

Rapora göre Türkiye, işsizlik ve yoksullukta ilk sıralarda geliyor. Çocuk eğitimine en az parayı biz harcıyoruz, kadınların doğurganlık oranında en yüksek ülkelerden biriyiz. Türkiye’deki ortalama ömür de tüm OECD ülkelerinden daha kısa. Bebek ölümlerinde ise facia yaşanıyor.

YOKSULLUKTA İLK ÜÇTEYİZ

OECD’nin ‘Bir Bakışta Toplum’ raporuna göre en yüksek gelir eşitsizliği olan üç ülke: Şili, Meksika ve Türkiye.

Cumhuriyet’in yayımladığı rapora göre, Türkiye, işsizlik ve yoksullukta ilk sıralarda geliyor. Çocuk eğitimine en az parayı biz harcıyoruz, kadınların doğurganlık oranında en yüksek ülkelerden biriyiz. Türkiye’deki ortalama ömür de tüm OECD ülkelerinden daha kısa.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) yayımladığı “Bir Bakışta Toplum” raporunda, teşkilatın en yüksek gelir eşitsizliğine sahip ülkeleri Şili, Meksika ve Türkiye çıktı. Rapora göre Türkiye, OECD ülkeleri arasında en düşük istihdam oranına sahip ülke konumunda bulunuyor.

Rapor şu tabloyu ortaya koyuyor:

Gelirler eşitsiz: “Gini Katsayısı” ile ölçülüyor. Bu katsayıda “1” tam eşitsizliği, “0” tam eşitliği temsil ediyor. OECD’de bu katsayı 0.31 ortalamaya sahip. Şili 0.50, Meksika’da 0.48, Türkiye’de 0.41 ile “1”e en yakın, en bozuk ülkeler. Gelir eşitsizliğinin en düşük olduğu ülkeler 0.24 ile Slovenya, 0.25 ile Slovakya ve Danimarka.

İstihdam düşük: OECD’de 2009 itibarıyla istihdam oranı ortalama yüzde 66.1 iken bu oran Türkiye’de yüzde 44.3 ile en düşük düzeyde. Bu, her yüz kişiden 44’ü çalışıyor veya iş arıyor, diğer 66’sı onlardan geçiniyor anlamına geliyor. Türkiye’ye en yakın ülke yüzde 55.4 ile Macaristan. En yüksek oran ise yüzde 79.2 ile İsviçre’ye ait.

İşsizlik rekoruna yakınız: Türkiye, 2009’da yüzde 14.3 işsizlik oranı ile yüzde 18.1’lik İspanya’dan birazcık daha iyi gözüküyor. OECD üyesi Güney Kore’de bu oranın yüzde 3.2, Hollanda’da yüzde 3.9 olması, Türkiye’nin durumunu daha net ortaya koyuyor.

Yoksullukta üçüncüyüz: OECD bölgesinde ortalama yoksul nüfus oranı yüzde 11.1, Türkiye’de yüzde 17, ABD’de yüzde 17.3, Meksika’da yüzde 21. Çek Cumhuriyeti yüzde 5.4 ile en iyi durumda.

Eğitime para yok: Türkiye’nin 2007’de zorunlu eğitim için çocuk başına yıllık eğitim harcaması 1246 dolar. OECD ortalaması 8 bin 70 dolar iken Lüksemburg 16 bin 632 dolarla başı çekiyor.

Bebek ölümlerinde facia: Türkiye’de binde 17 olan bebek ölümü oranı (2008) binde 4.6 olan OECD ortalamasının üç katından fazla ve tüm OECD ülkeleri arasında bir numarada. Bu oran Lüksemburg’da binde 1.8.

En kısa ömür bizde: 1983 ve 2008 yılları arasında ortalama yaşam süresini en fazla arttıran ülke olan Türkiye’de 73.6 olan ortalama yaşam süresi, tüm OECD bölgesinde en alt sırada. Japonya 82.7 yıl ortalaması ile OECD bölgesinde ilk sırada geliyor.

Kaynak : http://www.internethaber.com/erdoganin-bu-rapordan-haberi-var-mi-340967h.htm?interstitial=true#ixzz1KA9nFnjh